yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
yüz yıldır bekler beni
bir şehirde bir kadın.
aynı daldaydık, aynı daldaydık.
aynı daldan düşüp ayrıldık.
aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
yazılma tarihi 06.07.1959
20 Kasım 2016 Pazar
Gönderen a. zaman: 10:28 0 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
14 Haziran 2016 Salı
Merhaba Çocuklar
Nâzım, ne mutlu sana
cân ü gönülden,
ferah ve emin,
«Merhaba,» diyebildin.
Sene 940.
Aylardan temmuz.
Ayın ilk perşembesi günlerden.
Saat : 9.
Mektuplarınıza böyle mufassal tarih atın.
Öyle bir dünyada yaşıyoruz
ki en kalın kitaptan çok yazısı var :
ayın, günün ve saatın.
...
Gönderen a. zaman: 13:31 0 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
Dünyayı Verelim Çocuklara
Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler.
Gönderen a. zaman: 13:05 0 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
26 Şubat 2012 Pazar
hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim.....
Gönderen a. zaman: 11:27 0 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
15 Haziran 2011 Çarşamba
2 Ekim 1945
rüzgâr akar gider,
aynı kiraz dalı bir kere bile sallanmaz aynı rüzgârla.
ağaçta kuşlar cıvıldaşır :
kanatlar uçmak ister.
kapı kapalı :
zorlayıp açmak ister.
ben seni isterim :
senin gibi güzel,
dost
ve sevgili olsun hayat...
biliyorum henüz bitmedi
sefaletin ziyafeti...
bitecek fakat...
Gönderen a. zaman: 06:28 0 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
7 Aralık 2010 Salı
Beş Satırla
Annelerin ninnilerinden
|
Gönderen a. zaman: 14:47 0 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
7 Şubat 2010 Pazar
Bulut mu Olsam
Denizin üstünde ala bulut
yüzünde gümüş gemi
içinde sarı balık
dibinde mavi yosun
kıyıda bir çıplak adam
durmuş düşünür.
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
Gönderen a. zaman: 13:00 1 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran
Piraye İçin Yazılmış Saat 21 Şiirleri - 24 Eylül 1945
Gönderen a. zaman: 12:47 2 yorum
Etiketler: Nazım Hikmet Ran

