Yapmayın çocuklar, kaçmayın…
Yaklaştığımız kadar çokuz aslında birbirimize…
Yapmayın, zilini çalıp kaçtığınız kapılar kadarız hepimiz
ve
içeridekiler kadar yalnızız…
Yapmayın,
Vurmayın su bidonlarına dan dun
kaçırıp telaşlandırmayın hüzünlerimizi bu yangın akşamında.
Yapmayın çocuklar, yeter…
Sınamayın beni.
Seviyorum başka seçeneğim yok
Karakollar yemin verdirir geceye,
dilencilerin ömürleri yalan,
yolcu yolundadır her sabah,
Hicaz Nihavend kılığında gezer -ki yakalanır en son-
ve
ben seviyorum…
Başka seçeneğim yok…
Yapmayın,
hemen asmayın yüzlerinizi,
karartmayın ellerinizi,
itelemeyin beni..
Değişen ben değilim, sır köprüleridir ayalarımda oynayıp duran
ve insan
zamanı zamanla aldatan…
Yapmayın çocuklar,
seslenmeyin düşlerime,
açmayın uykularımı
ne olur bağırmayın,
uykusuzluk diz boyu gergefte dokunan,
Dağıtmayın çocuklar, yapmayın…
Atmayın sırtınızdan sevdanızı
bir de
sabahları,
bilmez misiniz körüklü otobüsler ne çabuk götürür onları…
ve
ondan orospu çocuğudur bütün otobüs durakları…
Haziran 2009
24 Haziran 2010 Perşembe
Otobüs Durakları
Gönderen a. zaman: 01:31 0 yorum
Etiketler: Dinç Çoban
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Saklambaç
Her türlüsünü biliyorum ağlamanın,
oyuncağım alınmışken mesela,
sopa yemişken yahut,
susamışken
düşmüşken
taşmışken
unutmuşken
terkedilmişken
sobelenmişken…
En çokta sobelenmekten korkuyorum.
Yakalanmaktan değil
ille de sobelenmekten.
Oyun işte biliyorum
biliyorum ya ben de oyun bitecek diye korkuyorum…
Hadi kapat gözlerini, sakın açma.
Ne olur biraz çok say !!!
Gönderen a. zaman: 15:23 1 yorum
Etiketler: Dinç Çoban
9 Haziran 2009 Salı
Mavi Ada
Kocaman bir ada olayım istiyorum
şöyle kuzey yamacından iskelesine inilen kocaman bir ada.
Zayıf çelimsiz çocukları balık tutsun
beyzadeleri tek sıra mendil toplasın
kıyıda köşede.
öyle kocaman dediğime bakma
rahat uyunsun
çocuklar oynayabilsin yeter.
öyle bir ada olayım ki bir tek fesleğen kokuları gölgelesin
erguvan morlarını
kimse yırtamasın uçurtmalarımı
kıskanmasın gözlerimi.
Korkak bir ada olayım istiyorum
sen öksürdüğünde canım yansın
sarsılayım
üfleyerek getirelim kışı
hohladığımızda gelsin yaz
sen yine bahar ol.
Yakında bir ada olayım istiyorum
sırf sen gelesin diye değil ama
çocuklar da gelsin
ateş böcekleriyle tanışıp birlikte yansınlar
barışsınlar ısırgan otlarıyla.
Sonra mavi bir ada olayım istiyorum
işte o zaman bir sen gel yeter
bir de parmaklarındaki çiçek!!!
29 Mart 2009
Gönderen a. zaman: 17:44 2 yorum
Etiketler: Dinç Çoban
